Dergi Abonelik Formu
EBRU ATLAN

Yemek kültürüne ilişkin kendi siteleri üzerinden yaptıkları paylaşımlarla yeni bir veri kaynağı ve iletişim kanalı yaratan yemek blog yazarları, EKS Mutfak Akademisi çatısı altında toplanarak yemek üzerinden sosyal sorumluluk projesine imza attılar. Başlıca amacı, toplumda güvenilir, sağlıklı ve kaliteli ürünlerle beslenme alışkanlığı ile ilgili bir farkındalık yaratmak olan bu projenin gelirini

tamamen bir sosyal yardım kuruluşu olan AÇEV’e bağışlayarak, küçük kardeşlerimizin eğitimine ve iyi bir geleceklerinin olmalarına katkı sağlamak istenmiştir. Sponsorluğunu üstlenen Coca-Cola’nın da

katkısı ile Bloglardan Sofranıza Seçme Lezzetler kitabında 42 seçkin blog yazarının, en favori 3 tarifi yer almaktadır. Bloglardan Sofranıza Seçme Lezzetler kitabında yer alan ve kitabın fotoğraf çekimlerini üstlenen, Ünlü Blog Yazarı Ebru Atlan ile yaptığımız röportaj;

Nasıl bir süreçti, nasıl karar verdiniz?

Orijinal yemekler yapıp yakınlarıma tattırıyordum ve herkes çok beğeniyordu. Eski iş yerimdeki arkadaşım da blogger ve bana sende bir blog açsana dedi. Ben de kendime mimosa cafe diye bir blog açtım. Tesadüfen de bloğu ilk açtığım sene, Eyüp ustanın da executive chef’liğini yaptığı otelde,bir marka bir yarışma düzenledi. 9-10 blogger katıldık o yarışmaya ve ben ilk yılımda 1. Seçildim. Böylece profesyonel dünyaya açılmaya başladım. Daha sonra Dubai ve Taylanda gidip yarışmalara katıldım. Özellikle Tayland’ da bir yarışmaya katıldım. Yarışmanın jüri üyeleri katıldığım yarışmada, Michelin yıldızlı ve TV programlarındaki ünlü cheflerden oluşuyordu. Böyle değerli şeflerin gelip bizim yemeğimizi tatması müthiş bir tecrübe idi. Daha sonra tekrar Eyüp usta ile yollarımız kesişti ve 1 yıl EKS’ de editör olarak çalıştım. Ardından La Cucina italiana dergisi Türkiye’ de tekrar yayımlanmaya başladı. Orada geçtim ve hala oradayım çalışmaya devam ediyorum.

Bundan önce ne is yapıyordunuz?

Ben aslında uluslararası ilişkiler mezunuyum ve Avrupa Birliği üzerine yüksek lisansım davar. Fakat o alanda her hangi bir şey yaptığımı söylemem. Pazarlama alanında çalıştım. Menajerlik yaptım, uzun süre perküsyon çaldım ve eğitmenliğini yaptım. Yemek hayatımda hep vardı, fakat hobi olarak. Yabancı kaynakları ve chefleri de çok takip ederim neler oluyor diye. Evde de kendimce denemeler yapardım aslında ve gün oldu iş buraya kadar geldi.

Peki blog açmak isteyenlere veya blogu olanlara önerileriniz neler? Çünkü profesyonelce hazırlanmış bir blogunuz var. içi dolu dolu ve üslubunuz da çok güzel.

Her gün yapılan yemeğin fotoğrafının çekilip bloğa konması bana pek anlamlı gelmiyor. Tabii ki herkes pirinç pilavı veya mercimek çorbası yapmayı bilmek zorunda değil öyle şeylere de ihtiyaç duyuluyor. Fakat; Ben kendi adıma bir orijinallik arıyorum. Ayrıca fotoğraf çok önemli bence. Sıradan olmamalı konsepti olan, hoş sunumlu fotoğraf olmalı. Verilen tarifte gerçek tarif olmalı. Mümkünse gram ile verilen tarifler olmalı. Çünkü artık çok değişik ölçülü bardaklar kaşıklar var. İnsanlar yaparken koydukları miktarı ölçmeli ve o miktarı tarife yazmalı. Bu şekilde teknik detayları önemsemek ve görselliği önemsemek önemli. İnsanlar ilk başta görselliğe bakıyor ve beğenirse yazıyı okumaya başlıyor.

Sizin fotoğraflarınıza bakınca insan da bir açlık duygusu oluşmaya başlıyor…

Teşekkür ederim. Önemli olan da bu zaten benim için. Benim amacım insanlarda iştah kabartmak, merak duygusu uyandırmak ancak bu şekilde tarifleri deniyorlar. Ve artık artık bir dünya blog var, herkes bir şeyler yapıyor. Yöresel yemekler yapılabilir. Ya da dünya mutfağı denemeleri yapabilirler. Ben dünya mutfağı ile çok ilgileniyorum ve kendi deneysel tariflerim var.

Ben kendi fikrimi söylemek istiyorum. Sizinle ilgili bu etkinlik düzenlenmeden önce oturdum araştırdım ve blogunuz gerçekten çok güzel kişisel olarak da sonradan takip edeceğim bir blog. Fotoğraflarınız renk ambiyansları olsun, tarifler olsun, gidip gördüğünüz yerlerin fotoğrafları gerçekten bilgilendirici. Ve anlatım üslubunuz çok iyi.

Teşekkür ederim gerçekten çok memnun olurum. Ben işim gereği yemek stilistliği de yapıyorum ve sürekli çekimlerin içindeyim ve yeni tarifler geliştirip çekimler yapıyoruz.

Son olarak “Bloglardan Sofranıza” kitabı nasıl olustu?

Şöyle oldu. EKS’de çalışmaya başladım ve Eyüp usta bloggerlar ile bir etkinlik yapmak istedi. Ne yapalım diye düşündük ve bir blog platformu kurduk EKS MUTFAK çatısı altında. Zaten içlerinde olduğum için çoğu arkadaşlarımızı tanıyordum. Aralarından daha iyi daha profesyonel olanları elimizden geldiğince bu platforma dahil etmeye çalıştık. Sonra da bu kitap projesi çıktı. Herkesten 3 tarif alalım dedik toplam 42 blogger. Aslında çok amatör ruhla çıkan işler çok profesyonel olur. Çünkü benliğinizi o kadar katıyorsunuz ki ortaya çok güzel işler çıkıyor. Sağ olsun Nilay da çok güzel fotoğraflar çekti. Birkaç cumartesi ve pazar gününü burada geçirdik. Herkes yemek yapıp getiriyor. Burada stylingini de yapıyoruz. Bence çok güzel bir iş çıktı.

 

 

Bu yazıyı paylaşmak ister misiniz?


Diğer Haberler